Nöroloji Uzmanı Yrd. Doc. Dr. Sevda Sarıkaya

21 Eylül Dünya Alzheimer Günü, farkındalık yaratın, unutmayın!
Nöroloji Uzmanı Yrd. Doc. Dr. Sevda Sarıkaya
Gelecekte Alzheimer olup olmayacağını bilmenin bir yolu var mıdır?

Gelecekte Alzheimer olup olmayacağını bilmenin bir yolu var mıdır?Gelecekte Alzheimer olup olmayacağını bilmenin bir yolu var mıdır?

Son zamanlarda bu konuda fazlaca soru almaya başladım. O nedenle bu yazıyı yazmaya karar verdim. Mümkün olduğunca tıbbi detaylardan ve anlamakta zorlanacağınız kelimeleri kullanmaktan kaçınacağım ama arada mecbur kalabilirim, mazur görünüz.

Dünya üzerinde özellikle ABD’de ve bazı Avrupa ülkelerinde, Alzheimer hastalığını önceden tanımanın yolları üzerinde birçok çalışma yapılıyor. Birkaç yöntem üzerinde duruluyor. Bunlardan birisi görüntüleme yöntemleri, diğeri Beyin Omurilik Sıvısında bakılan bazı biyomarkerlar ve bir diğeri de kan tetkikleri. Az evvel size iki farklı tıbbi terimden bahsettim. Önce ilkini açıklayayım yani “Beyin Omurilik Sıvısı”nı. Beyin omurilik sıvısı, beyindeki bazı özel bölgelerde üretilen bir sıvıdır. Beyin içerisinde bazı boşlukları doldurduğu gibi, beynin ve omuriliğin de etrafını sararak su dolu bir yastık görevi yapar. Mevcut şekilde bu sıvının dolaşım şeması görülmektedir. Peki bizim için bu sıvının anlamı nedir? Beyinde oluşan değişimleri en iyi gözlemleyebildiğimiz ve nispeten kolay ulaşabildiğimiz bir alandadır. Yani beyinde anormal bir olay olduğunda, gelişen olayın habercileri bu sıvı içerisine de geçer. İşte biz bu habercilere “biyomarker” deriz. 

Alzheimer hastalığı sırasında beyinde bazı değişiklikler olur. Hücreler içerisinde amiloid plakları, hücre dışında da tau denilen bir protein birikir. Bu sırada beyin omurilik sıvısına yansıyan ise Amiloidin bir parçasının azalması, taunun ise artmasıdır. Bunların dışında Apo E, TDP-43, FUS, GFAP miktarları da değişir. Tamam tamam sustum! Neden bu kadar detaylı yazıyorum. Çünkü bunların ve daha nicelerinin üzerinde çalışmalar hala sürmekte. Henüz hasta olmayan bireylerde gelecekte hasta olacaklarını bilebilecekleri tanı yöntemleri deneme aşamasında. Bizler bazen bu biyomarkerları hastalığın ilerlemesini takip etmek amaçlı da kullanabiliriz. Ancak kişisel olarak onun yerine nöropsikolojik test yapmayı tercih ediyorum. En azından hastanın beline iğne dürtmüyorsunuz. 

Hani hep diyoruz ya, bu hastalık belirti vermeden taa 20 yıl önce başlar aslında diye. Diyelim ki siz bunu öğrenmek istiyorsunuz. Lomber ponksiyon (belden beyin omurilik sıvısı almak) yaptırdınız ve alınan sıvıda bu biyomarkerlara baktırdınız. Yapılan çalışmalar göstermiş ki başka nörodejeneratif hastalıklarda hatta bazen klinik olarak normal olan bireylerde de bu testler pozitif çıkabilir. E sizin de sonucunuz pozitif çıktı. İleride Alzheimer hastası olma olasılığınız yüksek. Ama OLMAMA olasılığınız da var. Hatta hatta başka bir nörodejeneratif hastalık da olabilirsiniz ileride. Ya da belki ömrünüz vefa etmez hiçbirisini görmezsiniz. Farz edelim ki yüksek olan olasılık gerçekleşti, yani Alzheimer hastası olacaksınız. Önceden bunun için alabileceğiniz bir ilaç var mı? Şu an için yok. Şimdi size bırakıyorum seçimi. Bu test için e-maillerimi, telefonlarımı, kapılarımı aşındıran dostlarım, kaçınız hala yaptırmak istiyor?

Sevgi ile kalınız!
Twitter: @drsevdasarikaya
Facebook: Yrd Doç Dr Sevda Sarıkaya
İnstagram: dr_sevda_sarikaya

NOT: Yazı Dr. Sevda Sarıkaya'nın Milliyet Pembe Nar'daki köşesinden alıntıdır.